Tüm Kararlar

İş Hukuku

Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İpoteğin Fekki

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi4 Haziran 2020E. 2020/709K. 2020/603

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Dosya No: 2020/709
Karar No: 2020/603
Karar Tarihi: 04.06.2020

Kararın Özeti

Uyuşmazlık, bir taşınmaz üzerine genel kredi sözleşmesine teminat olarak konulan ipoteğin kaldırılması isteminden kaynaklanmaktadır.

Davacı, kendi adına kayıtlı taşınmaz üzerine dava dışı bir şirketin bankadan kullandığı krediye teminat olmak üzere banka lehine ipotek tesis edildiğini, ancak söz konusu şirketin bankadan herhangi bir kredi kullanmadığını ve bu nedenle ipoteğin geçersiz olduğunu ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.

Dosyanın istinaf incelemesi sırasında ise asıl tartışma, davaya hangi Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin bakacağı noktasında ortaya çıkmıştır.

Genel Kredi Sözleşmesine Teminat Olarak Verilen İpotek Ticari Dava Niteliğindedir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, genel kredi sözleşmelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-f maddesi kapsamında ticari işlerden olduğunu belirtmiştir.

Bu sözleşmelerin teminatı olarak kurulan ipotek işlemleri de kredi sözleşmesinden bağımsız değerlendirilemeyeceğinden, ipoteğin fekki isteminin de ticari dava niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Dolayısıyla bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin belirlenmesinde, ipoteğin taşınmaz üzerinde kurulmuş olması tek başına belirleyici değildir. İpoteğin hangi hukuki ilişkiye dayandığı, özellikle de bir genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak kurulup kurulmadığı önem taşımaktadır.

İpoteğin Taşınmazı Takip Eden Bir Hak Olması

Kararda ayrıca ipoteğin sınırlı ayni hak niteliğinde olduğu ve ipoteğin taşınmazı takip ettiği vurgulanmıştır.

Bu nedenle ipotek tesis edildiği sırada taşınmazın maliki olmayan veya ipotek sözleşmesinin tarafı bulunmayan yeni malik de, taşınmazın mevcut maliki sıfatıyla ipoteğin kaldırılması için dava açabilir.

Başka bir ifadeyle, ipoteğin kaldırılmasını talep etme hakkı bakımından yalnızca ipotek sözleşmesinin tarafı olmak zorunlu değildir. Taşınmazın güncel maliki, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep edebilir.

Asliye Ticaret Mahkemesinin Görevi

Kararda, genel kredi sözleşmesine dayanan ipoteğin fekki davasının ticari dava niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilmiştir.

Görev, HMK bakımından bir dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen dikkate alınması gerekir. Bu sebeple, görevli olmayan bir mahkemede davanın esasının incelenmesi mümkün değildir.

Kararda atıf yapılan Yargıtay uygulamasında da genel kredi sözleşmesine teminat olarak verilen ipoteğin fekki isteminin ticari dava kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki İş Bölümü Uyuşmazlığı

Somut olayda dosya önce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine, daha sonra 13. Hukuk Dairesine gönderilmiş; her iki daire de ilgili iş bölümü düzenlemelerine göre dosyanın kendi görev alanında bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.

Dosyanın 7. Hukuk Dairesine gelmesi üzerine bu Daire de uyuşmazlığın niteliği itibarıyla 12., 13. veya 14. Hukuk Dairelerinin görev alanına girdiği kanaatine varmıştır.

Ancak dosyanın daha önce 13. Hukuk Dairesi tarafından 7. Hukuk Dairesinin görev alanında olduğu gerekçesiyle gönderilmiş olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi hukuk daireleri arasında bir iş bölümü uyuşmazlığı ortaya çıkmıştır.

Bu nedenle 7. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın hangi hukuk dairesinin görev alanında olduğunun belirlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir.

Sonuç

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi;

Genel kredi sözleşmesine teminat olarak tesis edilen ipoteğin fekki davasının ticari dava niteliğinde olduğunu,
Bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,
İpoteğin taşınmazı takip eden sınırlı ayni hak niteliğinde bulunması nedeniyle yeni malikin de ipoteğin kaldırılmasını talep edebileceğini,
İstinaf incelemesinin ise İstanbul BAM'ın 12., 13. veya 14. Hukuk Dairelerinden birinin görev alanında bulunduğunu

değerlendirmiştir.

Ancak dosyanın farklı hukuk daireleri arasında iş bölümü nedeniyle gönderilmiş olması sebebiyle iş bölümü uyuşmazlığının Başkanlar Kurulu tarafından çözümlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Karar, 04.06.2020 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Kararın Önemi

Karar, özellikle banka kredilerinin teminatı olarak kurulan ipoteklerin fekki davalarında görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ipotek uyuşmazlıklarında, yalnızca taşınmaz hukukuna ilişkin bir uyuşmazlık bulunduğu düşünülmemeli; ipoteğin dayandığı kredi ilişkisinin niteliği de dikkate alınmalıdır. Genel kredi sözleşmesine dayanan ipoteğin fekki istemleri, kural olarak ticari dava kapsamında değerlendirilmelidir.

Av. Beyza ÇAKAR

Bu değerlendirme yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylara uygulanması, dosyaya özgü bir değerlendirme gerektirir.