Tüm Kararlar

Türk Medeni Hukuku

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taraf Teşkili

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi28 Nisan 2014E. 2014/3520K. 2014/5418

Yargıtay Kararı
Mahkeme: Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesi Tarihi: 07.03.2013
Esas/Karar No: 2010/2468 E., 2013/344 K.
Yargıtay Karar Tarihi: 28.04.2014
Dava Konusu: Ortaklığın giderilmesi

Kararın Özeti

Uyuşmazlık, birden fazla taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı tarafından açılan davada mahkeme, taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar vermiştir.

Davalılar ise ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesini talep etmiş ve kararı temyiz etmişlerdir.

Yargıtay, dosyadaki tapu kayıtları, kamulaştırma şerhleri, taşınmazlar üzerindeki dava ve tedbir kayıtları ile yargılama sırasında değişen pay sahipliği durumunun yeterince araştırılmadığı kanaatine vararak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

Yargıtay'ın Değerlendirdiği Temel Hususlar

  1. Ölen Paydaşın Mirasçılarının Davaya Dahil Edilmesi Gerekir

Ortaklığın giderilmesi davası, paydaşlardan birinin veya birkaçının diğer paydaşlara karşı açtığı bir dava niteliğindedir.

Bu nedenle tüm paydaşların davada usulüne uygun şekilde yer alması gerekir. Paydaşlardan birinin yargılama sırasında ölmesi halinde, öncelikle mirasçılık belgesi alınmalı ve mirasçıların davaya katılmaları sağlanmalıdır.

Yargıtay, bu hususu hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak değerlendirmiştir.

Dolayısıyla, taraflardan birinin ölümü halinde mirasçıların davaya dahil edilmeden karar verilmesi, taraf teşkili bakımından önemli bir usul eksikliği oluşturur.

  1. Taşınmazdaki Kamulaştırma Şerhi Araştırılmalıdır.

Dosyadaki bazı taşınmazların tapu kayıtlarında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca DSİ 10. Bölge Müdürlüğü Emlak ve Kamulaştırma Şube Müdürlüğü lehine kamulaştırma şerhi bulunduğu görülmüştür.

Yargıtay'a göre mahkemenin, bu şerhin varlığını yalnızca tespit etmekle yetinmemesi; kamulaştırmanın:

Hangi kurum adına yapıldığını,
Kesinleşip kesinleşmediğini,
Kamulaştırılan bölümün taşınmazdan ifraz edilip edilemeyeceğini araştırması gerekir.

Kamulaştırmanın kesinleştiği ve kamulaştırılan bölümün ifrazının mümkün olduğu anlaşılırsa, bu kısmın taşınmazdan ayrılmasından sonra kalan bölüm üzerinden ortaklığın giderilmesine karar verilmelidir.

Bu araştırma yapılmadan taşınmazın tamamı hakkında satış kararı verilmesi Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunmamıştır.

  1. Tapu Kayıtlarındaki Dava ve İhtiyati Tedbir Şerhleri İncelenmelidir.

Karara konu taşınmazların bazıları üzerinde devam eden davalara veya ihtiyati tedbirlere ilişkin şerhler bulunduğu tespit edilmiştir.

Örneğin bazı tapu kayıtlarında taşınmazın belirli dosyalarda “davalı” olduğu, bazı taşınmazlarda ise “davalıdır” veya “ihtiyati tedbir” şerhlerinin bulunduğu görülmüştür.

Yargıtay, bu şerhlerin hukuki niteliğinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Özellikle taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir uyuşmazlık bulunuyorsa, bu uyuşmazlığın sonucu ortaklığın giderilmesi davasını doğrudan etkileyebileceğinden, ilgili davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerekebilir.

Başka bir ifadeyle, mülkiyet hakkının kime ait olduğu henüz kesinleşmemişken, taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru değildir.

  1. İfraz Sonrası Oluşan Yeni Parseller Dikkate Alınmalıdır.

Dava konusu taşınmazlardan birinin yargılama sırasında ifraz edilmesi sonucunda yeni parseller oluşmuştur.

Yargıtay, mahkemenin karar tarihinden önce gerçekleşen bu değişikliği dikkate alarak güncel tapu kayıtları üzerinden karar vermesi gerektiğini belirtmiştir.

Ayrıca yargılama sırasında bazı payların başka kişilere devredildiği ve yeni paydaşların ortaya çıktığı anlaşılmıştır.

Bu kişiler bakımından da taraf teşkilinin sağlanması zorunludur. Nitekim somut olayda bazı kişilerin hükümden sonra belirli taşınmazlarda pay satın aldığı ve bu yeni paydaşların davada yer alması gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davalarında mahkeme, karar vermeden önce güncel tapu kayıtlarını mutlaka kontrol etmelidir.

  1. Karar ve İlam Harcı Doğru Oranda Hesaplanmalıdır.

Yargıtay'ın bozma gerekçelerinden biri de karar ve ilam harcının yanlış oranda hesaplanmasıdır.

492 sayılı Harçlar Kanunu ve ilgili Tarife hükümleri uyarınca, karar tarihi itibarıyla taşınmazın satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında harç alınması gerekirken, mahkemece farklı bir oran üzerinden harç hesaplanması hatalı bulunmuştur.

Bu nedenle harç hesabının da karar tarihindeki mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay'ın Sonucu

Yargıtay, davalıların temyiz itirazlarını kabul ederek ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.

Bozma kararının temelinde;

Ölen paydaşın mirasçılarının davaya dahil edilmemesi,
Kamulaştırma şerhinin hukuki durumunun araştırılmaması,
Tapu kayıtlarındaki dava ve ihtiyati tedbir şerhlerinin yeterince incelenmemesi,
İfraz sonucu oluşan yeni parsellerin ve güncel tapu kayıtlarının dikkate alınmaması,
Yargılama sırasında paydaş haline gelen kişilerin davaya dahil edilmemesi,
Karar ve ilam harcının yanlış oranda hesaplanması gibi nedenler bulunmaktadır.

Kararın Hukuki Önemi

Bu karar, ortaklığın giderilmesi davalarında güncel tapu kayıtlarının ve taşınmazın hukuki durumunun ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Ortaklığın giderilmesi davasında mahkemenin yalnızca pay oranlarını tespit ederek taşınmazın satışına karar vermesi yeterli değildir. Taşınmazın üzerinde kamulaştırma, dava, ihtiyati tedbir veya başka bir takyidat bulunup bulunmadığı, yargılama sırasında taşınmazın ifraz edilip edilmediği ve pay sahipliğinde değişiklik meydana gelip gelmediği de araştırılmalıdır.

Ayrıca tüm paydaşların davada usulüne uygun şekilde temsil edilmesi gerekir. Paydaşın ölümü veya payın üçüncü bir kişiye devredilmesi gibi durumlarda, yeni hukuki duruma göre taraf teşkilinin yeniden değerlendirilmesi zorunludur.

Sonuç

Yargıtay, ortaklığın giderilmesi davalarında taraf teşkilinin eksiksiz sağlanmasını, güncel tapu kayıtlarının esas alınmasını, taşınmaz üzerindeki kamulaştırma ve diğer şerhlerin hukuki sonuçlarının araştırılmasını ve mülkiyet uyuşmazlıklarının beklenmesini gerekli görmektedir.

Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davasında satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmeden önce, taşınmazın hem fiili ve hukuki durumu hem de paydaşların güncel durumu ayrıntılı biçimde incelenmelidir.

Yargıtay Karar Tarihi: 28.04.2014
Karar: Bozma
Karar Veren: Yargıtay

Bu değerlendirme yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylara uygulanması, dosyaya özgü bir değerlendirme gerektirir.