Tüm Kararlar

Türk Medeni Hukuku

Havale Dekontunda “Borç” Açıklaması ve Ödünç İlişkisinin İspatı: Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi14 Ekim 2025E. 2024/4283K. 2025/4821

Havale Dekontunda Borç Açıklaması Bulunması, Ödünç İlişkisinin İspatı İçin Tek Başına Yeterli Değildir.

Banka havalesiyle gönderilen paranın hukuki niteliği, yalnızca dekontta yer alan açıklamaya göre değil, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve işlemin gerçekleşme koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 14.10.2025 tarihli, 2024/4283 E. ve 2025/4821 K. sayılı kararı, ödünç para iddialarında ispat yükünün ve delillerin değerlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.

Uyuşmazlığın Hukuki Çerçevesi

Karara konu olayda davacı, davalıya banka aracılığıyla gönderdiği 700.000 TL’nin ödünç para olduğunu ileri sürerek alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Banka dekontunda ödemenin “borç olarak verilen” açıklamasıyla gerçekleştirildiği belirtilmiştir.

Davalı ise taraflar arasında bir ödünç ilişkisi bulunmadığını, söz konusu ödemenin taşınmaz satışına ilişkin bedelin bir parçası olduğunu savunmuştur.

Dosya kapsamındaki kayıtlar, aynı gün taşınmazın davacının eşi adına satın alındığını ve satış bedelinin bir bölümünün davacının oğluna ait hesaptan, kalan 700.000 TL’nin ise davacının kendi hesabından gönderildiğini ortaya koymuştur. Para transferleri ile taşınmaz satış işleminin zaman bakımından yakınlığı, uyuşmazlığın çözümünde önem taşımıştır.

İlk derece mahkemesi, dekontta yer alan borç açıklamasını esas alarak davanın kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, para transferinin hukuki niteliğinin belirlenmesinde dekont açıklamasının yanı sıra işlemin gerçekleştiği koşulların ve dosyadaki diğer delillerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Somut olayda, taşınmaz satış bedelinin bir kısmının gönderilmesinin ardından aynı gün ve birkaç dakika içerisinde davacının hesabından davalıya 700.000 TL daha aktarılması ve aynı tarihte taşınmazın davacının eşi adına satın alınması birlikte değerlendirilmiştir.

Daire, söz konusu 700.000 TL’nin bağımsız bir ödünç işlemi kapsamında gönderildiğinin kabulünü hayatın olağan akışına uygun bulmamış; ödemenin taşınmaz satışına ilişkin bedelin bir parçası olduğu sonucuna ulaşmıştır.

Bu gerekçeyle, taraflar arasında ödünç ilişkisinin bulunmadığı kabul edilerek davanın reddedilmesi gerektiği belirtilmiş; ilk derece mahkemesi kararı davalı yararına bozulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ortadan kaldırılmıştır.

İspat Hukuku Bakımından Kararın Önemi

Karar, para alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda ödemenin hukuki niteliğinin belirlenmesi ve ispat yükünün değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Banka dekontundaki açıklama, diğer delillerden bağımsız ve kesin bir ispat aracı olarak değerlendirilemez. Ödünç ilişkisinin varlığı incelenirken tarafların beyanları, yazılı belgeler, banka hareketleri, işlemlerin zamanlaması ve uyuşmazlığın tüm koşulları birlikte ele alınmalıdır.

Özellikle havale işleminin borç ödemesi, ödünç verme, satış bedeli veya başka bir hukuki ilişkiye dayanması ihtimallerinde, paranın gönderilme amacı somut olayın özellikleri çerçevesinde belirlenmelidir.

Kararda ayrıca fiilî karinelerin, hayat deneyimlerinin ve hayatın olağan akışına ilişkin değerlendirmelerin hâkimin delilleri takdir etmesindeki rolüne değinilmiştir. Bu değerlendirme, tek başına belirli bir sonuca ulaşmayı zorunlu kılan bir kural olmayıp somut olayın bütünlüğü içerisinde anlam taşır.

Para Alacağı Uyuşmazlıklarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Ödünç para verildiği iddiasına dayanan alacak taleplerinde, yalnızca banka transferinin gerçekleşmiş olması veya dekontta borç açıklamasının bulunmasıyla yetinilmemelidir. Ödünç ilişkisinin varlığını ve paranın gönderilme amacını destekleyen delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Yazılı borç sözleşmeleri, borç ikrarları, taraflar arasındaki yazışmalar, geri ödeme kayıtları ve banka hareketleri, uyuşmazlığın niteliğine göre önem taşıyabilir. Delillerin hukuki değeri ve ispat bakımından yeterliliği, ilgili mevzuat ve somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilir.

Bu kapsamda, para transferi gerçekleştirilirken açıklamanın doğru ve gerçek hukuki ilişkiyi yansıtacak biçimde düzenlenmesi; ödünç ilişkilerinde ise mümkün olduğunca yazılı belge oluşturulması, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önemlidir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıklarda hukuki değerlendirme, ilgili mevzuat ve olayın kendine özgü koşulları esas alınarak yapılmalıdır.
Av. Beyza ÇAKAR

Bu değerlendirme yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylara uygulanması, dosyaya özgü bir değerlendirme gerektirir.